17/8/2008

Atatürk ve 19 rakamı

ATATÜRK VE 19 RAKAMI

 

1.    1881'de 19. yüzyılın bitimine 19 yıl kala doğmuştur.

2.    Sağlığında, İngiliz İmparatorluğu Hükümeti Atatürk' ün doğum gününü tebrik için Türk Hükümeti 'nden sormuş, ATATÜRK 19 Mayıs 1881 diye yanıtlamış ve kayıtlara böyle geçmiştir.

3.    1900'de 19 yaşında Harbiye' ye girmiştir.

4.    19 Aralık 1904' de bağımsız düşüncelerinden ötürü yıldız sarayına çağrıldı.

5.    Harp akademisinden aldığı sicil 317-8 dir. Bu rakamların tek tek toplamı 19 eder.

6.    Çanakkale Savaşının zaferle sonuçlanmasında 19' uncu fırka'yı (tümen) kurmuş ve ona komuta etmiştir.

7.    19 mayıs 1915' de albay oldu.

8.    Mahiyetindeki komutanlara: "Ben size, taarruz edin demiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar yerimize başka kuvvetler gelebilir" demiş elindeki çok az kuvvetle 19 Mayıs 1915' e kadar oyalama muharebesi ile düşmanı tutmuştur. Düşmanın yine Çanakkale' deki başarısızlıkları sonucunda 10 Aralık 1915'te Gelibolu Yarımadası boşaltılmıştır.

9.    Zor bir duruma düşen 7. Ordu'ya komutan tayin edilen M. Kemal, bir düşman saldırısını seziyor ve hazırlanıyor. Nitekim 19 Eylül sabahı düşman harekete geçiyor, hem de kat kat üstün kuvvetlerle. Sağındaki ve solundaki kuvvetler epeyce kayıp verdikleri halde M. Kemal zamanında aldığı tedbirlerle kayıp vermekten kurtuluyor.

10.                       19 Mayıs' ta Samsun' a çıkacak olan Atatürk' ün bindiği vapurda 19 yolcu vardı. 19 Mayıs 1963 tarihli Cumhuriyet gazetesinde Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya'nın 19 Mayıs ve ötesi adlı makalesinden.

11.                       19 Mayıs 1919' da Samsun'a çıkıyor. Bu tarihte 3 tane 19 rakamı vardır ki Atatürk' ün ömrü de zaten 3x19 dur. 19 Mayıs 1919' da 2x19=38 yaşındaydı.

12.                       19 yıl Türk Milleti'nin hakimiyetine bilfiil hakim olmuş, Türk Milletine Baş Komutan ve Devlet başkanı olarak hizmet etmiştir. (1919-1938)

13.                       Milli Mücadele' ye fiili olarak başlaması için komutanlara yaptığı konuşma ve Meclis'te Milli davanın gerçekleşmesi yolunda güdülecek siyasetin karara bağlanma tarihi de 19 Kasım 1919 'dur.

14.                       Sakarya Meydan Muharebesi'ni kazandıktan sonra, başarısına karşılık TBMM kendisine olan minnet ve şükranını belirtmek için 19 Eylül 1921' de kabul ettiği özel bir kanunla Mareşallik ve Gazilik unvanı vermiştir.

15.                       Millete yayınladığı bir beyanname ile Osmanlı Devleti'nin hayat ve egemenliğinin sona erdiğini belirterek Türk Milleti'ni hayat ve bağımsızlığa kavuşturmak için, Ankara ' da olağanüstü bir Meclis toplantısı ve Türk Milleti'nin iradesini bu Meclise devretmeyi 19 Mart 1920 'de kararlaştırmıştır.

16.                       Hitabet sanatının bir şaheseri olan Büyük Nutuk' un sonundaki Türk Gençliği'ne Hitabesi de başlangıç cümlesiyle beraber 19 cümledir.

17.                       Büyük devlet adamı ve eşsiz kahramanın adı ve soyadı "MUSTAFA KEMAL ATATÜRK" 19 harftir.

18.                       "NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE ". Bu şaheser cümle 19 harftir.

19.                       "İSTİKLAL GÖKLERDEDİR" Ne rastlantıdır ki, Atatürk' ün bu sözleri de 19 harftir.

20.                       10 Kasım 1938 (19x2x19) (10 Kasım günü saat 9 da 10+9=19) 3x19 =57 yaşında ölümlü yaşama gözlerini kapamıştır.

21.                       Cenazesi büyük bir merasimle 19 Kasım 1938 günü Yavuz zırhlısı ile İzmit' e götürülmüştür.

22.                       En Büyük Kahraman'ın ebediyete intikali üzerine arkadaşı ve halefi İsmet İnönü' nün Türk Milletine beyannamesi 19 cümledir.

23.                       Doğum ve ölüm yılları (1881 ve 1938), 19 sayısının katlarıdır.

24. 1919 rakamında 101 tane 19 vardır.

25. İlk 19 yılda hazırlandı, ikinci 19 yılda siyaset ve askerlik alanında savaştı, üçüncü 19' uncu yılda devlet başkanı sıfatı ile hizmet etti.

20/6/2008

Yılmaz Özdil - Takunyaspor, HizipSpor, Liboşspor - 20.06.2008

Yılmaz ÖZDİL

 yozdil@hurriyet.com.tr

Euro 2008


Takunyaspor: İman gücüyle oynayıp, geçen sezonu şampiyon bitirdi. Rakipler duran toplara bile vuramadığı için liderliğini koruyordu. Tam kupayı kaldırmaya hazırlanırken, Yargıspor’dan Abdurrahman’ın uzatmada attığı rövaşata golüyle şoke oldular... Santrfor Takoz Recep çılgına döndü, hakemlere saldırdı. 100 bin maç saha kapatma cezası yemeleri bekleniyor. Kulüp kapatılırsa, Takkespor’a transfer olacaklar.

*

Liboşspor:
Forma aşkı sıfır... Zaten forma renkleri de yok. Bonservisleri Sorosspor’da... Bu sezon Takunyaspor’da kiralık oynuyorlar. Daha önce Kıratgücü’nde ve Papatyagençlik’te ter dökmüşlerdi. Yabancı pasaport taşımalarına rağmen yabancı kontenjanından sayılmıyorlar; ancak, kendi kalelerine gol atmaktan adeta zevk aldıkları için milli takıma alınmıyorlar.

*

Hizipspor:
Ver topu bunlara, 24 saat pas yapsınlar, kafasında sektiren mi ararsın, kendi kendine çalım atan mı... Gene de bitirici vuruşu yapamazlar. Herkes kendi ortasına kendisi vurmak istediği için, ceza sahasına girince birbirleriyle kavga ederler, küserler, kimi maçı terk eder, kimi topu alır gider. Yanlışlıkla gol bile atsalar, bu sefer hakeme itiraz ederler, "ofsayttı, görmedin" derler. Her maçtan sonra "yenildik ama ezilmedik" derler. Geçenlerde bir tanesi soyunma odasında "no"ya basacağına "yes"e bastı, taktiği bütün rakipler duydu. Telefonu UEFA’ya şikáyet ettiler, UEFA’yı FIFA’ya şikáyet ettiler, FIFA’yı da taraftara şikáyet ettiler. Taraftar kulübü yakmaya kalkınca, taraftarı da UEFA’ya şikáyet ettiler.

*

Kımızspor:
Sert futbol oynayan bir takım; dan dun... Desteklemeyeni dövüyorlar. Teknik direktörü kapalı kutu... Sezon öncesi ip atlayarak formda olduğunu göstermiş, tribünleri doldurmuştu. Ancak, kendi takımına taktik vereceğine, "şöyle oynayın, böyle oynayın" diye, devamlı Takunyaspor’a taktik veriyor. Bu nedenle Takunyaspor’la şike yaptığından şüpheleniliyor. Bu şüpheyi dile getireni de dövüyorlar. Şampiyonluk için, Yargıspor-Takunyaspor ve Postalspor-PKK İTmanyurdu derbilerinin sonucunu bekliyor.

*

Garibanspor:
Gelen takıyor, giden takıyor. Folluk oldu. Stadı satıldı. Kramponlarına bile haciz geldi. Tekmeye kafa uzattığı için, beyin sarsıntısı geçirdi, durumu kavrayamıyor. Bu akşam maçı var gene... Umutlu hálá... Avrupa Kupaları’na katılacağını sanıyor.

11/6/2008

GASTE --Fettullahın ve iktidarın borazanı--

GASTE



İstanbullular 11 Şubat'ta ücretsiz dağıtılan ve günlük çıkan 'Gaste'yle tanıştılar. Her sabah İstanbul'un yüzlerce noktasında dağıtım görevlileri kucaklarında bir tomar 'Gaste'yle bekleyerek yoldan geçen herkese birer tane uzatıyorlar.

Uzun süren bir yürüyüş sırasında sizin de elinize bir Gaste geçmemesi ihtimali neredeyse sıfır. Gaste'yi belediye otobüslerinden de rahatlıkla edinebiliyorsunuz. Başbakan Erdoğan'ın danışmanı Cüneyt Zapsu'nun ağabeyi Abdulaziz Zapsu ücretsiz dağıtılan Gaste'nin ortaklarından. Bir kent gazetesi olmasına karşın kent politikalarının hiçbir şekilde eleştirilmediği Gaste'de bol bol tam sayfa reklam var. Gaste Fettullah Gülen'in cemaatinin gazetesi Zaman'ın matbaası olan Feza Matbaacılık'ta basılıyor.


Halkın giderek yoksullaştırıldığı bir ülke de bedava gazete bedava bilgi demek. Gaste örneği düşünüldüğünde ise bu aynı zamanda bedava manipülasyon, bedava yalan anlamına da geliyor.

Gaste'nin yerel seçimlere bir yıl kala çıkmaya başlaması da dikkatlerden kaçmıyor. Her gün Gaste okuyan İstanbullular artık ne kanalizasyon çukurlarına düşen Dilara'dan ve İSKİ'nin ihmalinin arkasında yatan rant ilişkilerinden, ne İstanbul ulaşımına yapılan örtülü zamlardan ne de İstanbul'u susuzluğa sürükleyen yanlış belediyecilik politikalarından haberdar olamayacak. Bunların bazılarından haberdar olsalar bile Gaste onları bu olayları ya 'Hak'kın takdiri olarak ya da resmi makamların yaptığı açıklamaları referans göstererek anlatacak. Yerel seçimler öncesinde Gaste'nin AKP'nin işini oldukça kolaylaştıracağı söylenebilir.

AKP iktidarı son dönemde yaptığı ataklarla medyadaki elini oldukça güçlendirdi. ATV-Sabah grubu yayın organlarının Tayyip Erdoğan'ın damadı Berat Albayrak'ın Genel Müdürlüğü'nü yaptığı Çalık Grubu'na devrini, RTÜK, geçtiğimiz günlerde onaylamıştı. Böylece AKP medya alanında Doğan Grubu ile başı çeken bir pozisyona geldi. Devlete ait olan TRT, Yeni Şafak, Zaman gazeteleri, STV, Kanal 7'nin başını çektiği İslamcı medya, Star Gazetesi ve daha bir çok basın ve yayın organı doğrudan veya dolaylı şekillerde AKP politikalarına emri amade. Şimdi bu listeye ATV-Sabah grubundaki yayın organları ve Gaste ekleniyor. AKP Türkiye'de iktidarda payı olan ne var ne yoksa hepsini sırasıyla kontrol altına alıyor. Bu konuda medyadaki pozisyonunu ise çoktan sağlamlaştırdı.


İyi uykular Türkiye...

10/6/2008

Cumhuriyet Savcısı

Lozan'da doktora yaptıktan sonra Atatürk tarafından
 
 'Hukuk Reformu yapmakla' görevlendirilen
 
 Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, savcılar için 'Cumhuriyet Savcısı'
 unvanının isim babasıdır.
 
 Ata'nın huzurunda 'Hukuk Reformu' için fikir fırtınası yapılırken,
 Bozkurt çok tepki alır ve sıkıştırılır:
 
 'Neden sadece savcılara Cumhuriyet Savcısı denilir?
 
 Cumhuriyet Başbakanı,
 
 Cumhuriyet Bakanı,
 
 Cumhuriyet Müsteşarı,
 
 Cumhuriyet Valisi,
 
 Cumhuriyet Büyükelçisi olmuyor da,
 
 Neden Cumhuriyet Savcısı?
 
 Savcılara neden bu imtiyaz?
 
 
 
 Atatürk, Bozkurt'a 'Ne diyorsun?' diye sorar.
 
 Bozkurt'un cevabı çok net olur:
 
-- 'Çünkü öyle zaman olur ki, cumhuriyeti korumak için başbakandan,
 
 bakandan, müsteşardan, validen, büyükelçiden bile hesap sormak gerekebilir.
 
 İşte o hesabı soracak olan Cumhuriyet Savcısı'dır.'
 
 
 
 Atatürk, gülümseyerek hoşnut kaldığını belli eder. 'Devam et Bozkurt' der.
 
 Cumhuriyet Savcısının bu cumhuriyeti korumak ve kollamak yetkisi hukuk
 reformuna ve Atatürk'ün yorumuna kadar uzanır.
 
 Bugün Cumhuriyet Başsavcısı üzerinde şimşekler çaktırılırken, bu
 anının bir kez daha yazılması gerekliydi.
 
 
 
 Bilen de bilmeyen de öğrensin.

 

Sevgiyle

efe

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı